(geçici yazı) Pkk-Pyd’nin Suriye’de katil Baas/Esed diktasıyla işbirliği süreci

2011’de HDP’nin Suriye’deki karşılığı PYD’nin kurulması, ardından PKK’nın Suriye’deki karşılığı YPG’nin varlığı; sonrasındaki Kobani olayları ile PYD-PKK etkinliğinin, Türkiye’nin Kürt sorunu ve Çözüm süreci politikalarında, Ortadoğu İntifadaları özelde Suriye devrimi ve Kürtlere yönelik dış politikasında daha belirleyici bir hale geldiğini görüyoruz. Suriye Kürtlerinin maruz kaldığı IŞİD barbarlığı üzerine uluslararası arenada kendi meşrutiyetini ikame etmeye çalışan PYD aynı zamanda Kürt halkının koruyucusu profilini çizmeye çalışıyor. Türkiye’de ise PKK ve sırtını ona yaslayan HDP’de PYD’nin Suriye’de Kürtlerin koruyucusu olduğu ve Kürt halkının çıkarına çalıştığı kampanyası ile sağlam bir prestij edinmiş durumda. Bu güne gelene dek ise PYD’nin Esed karşısındaki tavrının ne olduğu ise ustaca gözlerden kaçırılmış ve bunun sorgulanması akıllara getirilmemiştir. Halbuki PKK-PYD’nin Suriye’deki katil Esed destekçisi tavrının deşifresi Kürt halkının mazlumiyeti için mücadele ettiklerini söyleyen bu örgütlerin Kürt halkının katilleriyle nasıl iş tuttuklarını gözler önüne serecektir.
Bilindiği gibi mazlum Kürt halkı dağıldığı dört coğrafyada da uzun yıllar baskı ve zulümlere maruz kaldı. Baskı, inkâr ve asimilasyona tabi tutulan Kürtlerin en çok zulüm gördüğü ülkelerden biri de tıpkı Halepçe’de binlerce Kürd’ü katleden Saddam’ın Baas rejiminin adi bir kopyası olan Esed hanedanlığının yönettiği Suriye idi. Burada Kürt halkı yıllarca -ikinci sınıf vatandaş olarak bile değil- tamamen yok sayıldı, Kürtlere bir kimlik vermeyi bile çok gören Saddam’ın ideolojik ortağı, Baasçı Esed rejimi Kürtlerin anadil ve kültürel haklarını ellerinden almış, binlerce Kürdü zindanlara doldurmuş ve Kürtlerin her hangi bir basın, yayın, stk veya parti yoluyla seslerini duyurmalarına izin vermemişti. Ta ki 2011 yılına kadar
Suriye’de başlayan halk ayaklanmasından sonra ilginç bir şekilde katil Esed rejiminin aniden Kürt sevgisi kabarmış ve Kürtlerin siyasi parti kurmalarına izin verilmişti. Bu sayede gerek bağımsız gerek Barzani yanlısı birçok Kürt partisi kurulmuştu. Bunlardan birisi de HDP’nin Suriye versiyonu olan PYD’idi. PYD başından beri pragmatist davranmış muhaliflerle imzaladığı birçok anlaşmayı konjonktüre göre de birçok kez bozmuştu. Öyleki hâkimiyetindeki yerlerde muhaliflere katılmaya giden Kürtleri tutukluyor, Esed memurlarıyla sıkı fıkı ilişkilere giriyordu. 2013 yılının başlarında Suriye Kürdistan’ında durum ağırlıklı olarak muhaliflerin kontrolündeydi ve rejim birlikleri daha güneye çekilmek zorunda kalmıştı. İran ve Hizbullah’ın müdahalesiyle uzatmaları oynayan Esed rejimi kuzeyde yani Suriye Kürdistan’ında çekildiği yerlere PYD’nin uzantısı YPG’nin girmesi ve muhalifler karşısında bekçilik yapması karşılığında PYD’ye özerklik vaadinde bulunmuştu. Nitekim o dönemde PYD ise yaptığı açıklamalarla da amaçlarının bağımsızlık olmadığı güvencesini vermişti.1 Oldukça ironiktir aynı PYD Barzani’nin bağımsız Kürdistan girişimine ise karşı çıkacaktı. 2
Yıllarca Kürtlere zulmeden ve katleden barbar Esed ve İran rejimleriyle kurduğu ortaklığın gereği olarak Rojava(Suriye Kürdistanı)’da muhaliflerle çatışmaya giren YPG’ye o süreçte Türkiye’de silah bırakma süreci sebebiyle dağlarda sinek avlayan yaklaşık 2000 civarı PKK militanı da katılmıştı. İran ve Baas rejiminden aldığı destekle de muhalifleri Rojava’dan çıkarmayı başaran YPG katil Esed rejimi ile olan ittifakını gizlemek için dikkatleri Rojava katliamına(?) çekmişti. Fakat ilginçtir katliam söylentilerine rağmen PYD, Barzani’nin katliam varsa sınırları kapatmayın yardıma gelelim çağrılarına3 kulak tıkıyordu. Daha sonra bölgeye Kürt grup temsilcilerinin gidip hazırladıkları raporlarla4 da asılsız olduğu ortaya çıkan katliam iddiaları ile PYD, bir yandan Kürt halkının ‘tek’ koruyucusu olduğu izlenimini veriyor diğer yandan kendisine alternatif olabilecek tüm diğer gruplara baskı yapıyor onları itibarsızlaştırıyordu. Barzani yanlısı gruplar her ne kadar baskılarını 5 protesto etselerde, PYD’yi Esed rejiminin kendilerini bombalaması korkusuyla karşılarına alamamış ve binlerce Kürt ve birçok aşiret Kuzey Irak’a geçmişti. Nitekim o süreçte YPG’nin Amude’de kendisini protesto eden halka ateş açıp katletmesi gibi olaylar hala akıllardadır.6 Yine muhalif grupların Kürt halkına düşman olmadıkları, sorunlarının Baas işbirlikçisi YPG olduğuna dair açıklamaları, muhaliflerin Kürtleri katlettiğine dair sahte video ve fotoğrafların medyaya servis edilmesiyle itibarsızlaştırılıyor ve örtbas ediliyordu.7 Hatta o süreçte Suriye direnişi için siyasi arenada mücadele veren Suriye İhvan-ı Müslimin yöneticilerinin İstanbul’da Esed sonrası Suriye’de Kürtlerin özerklik dahil tüm haklarının koruyucusu olacaklarını vadeden açıklamaları da tüm bu kampanyaların gölgesinde kalıyordu. Öyleki Türkiye’de medya dezenformasyonuna maruz kalan HDP tabanı Suriye’de Kürtlerin haklarını sadece PYD’nin savunduğuna inanacak kadar hem PYD hem Esed/Baas/İran hem IŞİD karşıtı Kürtlerin kurdukları Selahaddin Eyyubi tugayları, Kürt Kartalları ve El-Ekrad tugayları,Kürt İslam Cephesi gibi birliklerden habersizdirler.8 Kürt Dağı’nı bile şu günlerde duymaktadırlar. Rojava katliamı(!) feryatlarıyla PYD ve uzantılarının devşirdikleri en büyük menfaat ise dikkatleri katliam iddialarına çekip Kürtlerin de katili olan Baas/İran rejimiyle yaptıkları ittifakın geri planda kalması oldu. Aksine dünya medyası objektiflerini Esed rejiminin yaptığı toplu katliamlara değil sadece Rojava’daki PYD yetkililerine çevirmişti. Bu sayede Esed rejimi de unutturulduğu köşede binlerce mazlumun kanını içmekle meşgul oluyordu. Tabi o sıralar Suriye’de yeni palazlanmakta olan IŞİD ve bazı küçük grupların sivil halka yönelik şiddet eylemleri de olmuyor değildi. Zaten Rojava katliamının dayandırılabileceği tek gerçeklik bu tür ufak çaplı sivil saldırıları olmuştur.Tabi ki bu radikal saldırılara da karşı çıkmak gerekiyordu ancak PYD ve uzantıları bunları değil tüm ana muhalif unsuru hedefine oturtmuştu. Çünkü bu sayede hem şartların kendilerini Esed rejimi ile ittifaka zorladığı bahanesi üretilecek hem de laik bir örgüt olarak İslamcı örgütlerden kendini soyutladıkça Batı’nın desteğini alabilecekti.
Rojava katliamı sürecinde Türkiye’de ise HDP ve uzantısı kurumlar ‘diren Rojava’ rüzgârı estiriyorlardı. Suriye’de katliamlar 2011’de başlamasına rağmen bu katliamlar, HDP ve uzantılarının gündemine 2013 Haziran’ında Rojava bahanesiyle ancak girebilmişti. Aradaki bu takribi 1,5 yıl boyunca yapılanlar katliam değil miydi sorularını cevapsız bırakan HDP bir yandan Rojavalı mazlumlar için yardım topluyor(?) iken öte yandan bölgede diğer İslami kuruluşların yardım faaliyetlerini engelliyor, İslamcıların Kürtler için hiçbir şey yapmadığı iddialarını yayıyordu. Hâlbuki İslamcılar daha olaylar başlar başlamaz HDP’den bir buçuk yıl öncesinden hem de Türkmen, Kürt, Arap ayırımı yapmadan mazlumlara yardım çalışmaları sürdürüyorken HDP onları “katil Nusra” destekçisi olarak lanse ediyor, ANF bu grupların isim listesini(!) yayınlıyor,9 YDG-H ise molotofluyordu.10 Diyarbakır’da HDP belediyesi İslami STK’ların yardım çalışmalarını engellerken Rojava’da PYD İslami oluşumlardan gelen yardımların bölgeye girişini engelleyecekti. Nitekim İslami kuruluşlar İHH başkanı Bülent Yıldırım’ın Diyarbakır’daki bir konferansında PYD’ye “Bize niye Suriye’de Kürt bölgesine yardım etmiyorsunuz diyenler yardım kapılarını kapatanların ta kendisidir. Buradan sesleniyorum, kapıları açın 1 hafta içinde en az 100 TIR insani yardımı Suriye’deki Kürt bölgesine götürelim”12 diyecek fakat ancak uzun bir müddet sonra girebileceklerdi.Nitekim aynı sebeple Barzani’de ve PYD arasındaki Semelka sınır kapısı problemine değindik.PYD tüm bu dalaverelerle bölgede kendini alternatifsiz gösterip Kürt halkının teveccühünü kazanmayı hesaplıyordu.
Rojava sürecinden sonra PYD ve Esed rejiminin arası yer yer bozulsa da arka planda temel bir ittifak mevcuttu. Bu ittifak IŞİD barbarlığının ortaya çıkması ve dünya medyasının desteğiyle efsaneleştirilmesinden sonra daha görünür hale gelecekti. Zira IŞİD en temelde katliamcı/tekfirci bir örgüt olsa da varlığıyla YPG(PKK)’nin uluslararası arenada tanınmasına ve Baas rejimiyle ilişkisinin meşruiyetine harika bir bahane olmuştu.Fakat yine de bu gayr-ı meşru ilişkiler ağı bugünkü kadar belirginleşmeyecek, PYD-Esed ittifakı gayr-ı meşru olarak başlasa da ilan-ı aşk Kobane olayları ile yapılacaktı..
Tüm bunlar olurken IŞİD elde ettiği ganimet ve petrol bölgeleriyle güçlenecek sonraki üç yıl boyunca yaptığı barbarca eylemler sebebiyle Suriye’de nerdeyse en çok konuşulan örgüt haline gelecekti.Kendisine stratejik bir getirisi olmamasına rağmen IŞİD Kobane’ye saldıracak ve böylece Kobane dünyanın gündemine oturacaktı.Burada Kobane olaylarının detaylı bir şekilde kritize edecek değiliz.Fakat Kobane olayları aynı zamanda bir ilkler zincirini başlatacak ve Baas rejimi ile PYD’nin ilişkilerini perçinleyecekti. Kobane’de sivil Kürt halkını koruması sebebiyle YPG’nin eline uluslararası meşruiyet imkanı geçecek.Amerika öncülüğündeki birçok ülke PKK ayrı PYD ayrı diyecek13 ve anti-emperyalist PYD taraftarlarının ‘biji Obama’ çığlıkları arasında14 Batılı emperyalist güçlerden ciddi yardımlar alacaktı.IŞİD terörü ile asıl terörist gizlenecek yaptığı toplu katliamlarla o sürece dek 300.000e yakın insanı katleden Esed/İran rejiminin geri planda kalması sağlanacaktı.İşlediği cinayetler sebebiyle belki bin IŞİD edecek olan Esed rejiminin cinayetleri bir anda unut(tur)ulacak bütün oklar IŞİD’e çevrilirken öteki hem IŞİD hem Esed’le savaşan muhalif unsurlar IŞİD ile itibarsızlaştırılacaktı.PYD IŞİD’le mücadelede katil Esed rejimi ile ittifak edilmesi gerektiği imajı oluştururken(veya Esed rejimi açısından tam tersi düşünülebilir15) hem Esed hem IŞİD hem PYD ile çatışan ana muhalif unsur göz ardı edilecek,ABD öncülüğündeki 49 ülke koalisyonunun destek verdiği uçaklar IŞİD’i bombalama adı altında IŞİD’den çok Suriyeli muhalifleri bombalayacaktı.Halbuki PYD’ye sorulması gereken şuydu IŞİD katliamcıdır da ondan daha çok katliama imza atmış olan Esed rejimi nedir?Veya ikiyüzlü batı ve medyasına şu sorulmalıydı Esed rejiminin uçaklarla bir çarşıya bomba atması veya kimyasal gazlarla kansız bir şekilde binleri katletmesi kameralar önünde vahşice bir insanın kesilmesinden daha mı nazik ve meşru bir ölüm/öldürme biçimiydi?Kobane’deki çatışmalardan sonra Esed rejimi kurulan kan(r)tonlara göz yummuş,Esed uçaklarının rahatsız etmediği kantonlardaki memurların maaşlarını dahi barbar Baas rejimi öderken PYD lideri Salih Müslim bunu ‘rejim ayrı devlet ayrı’ diye tevil edecekti.16 PYD/PKK Suriye’de elde edeceği üç beş kan(r)ton uğruna yıllarca yönetimindeki Kürtlere göz açtırmayan yüzbinlerin katili Esed rejimi ile bile dostluk kurmaktan çekinmeyecek, her fırsatta ilkesel olarak zulme karşı çıkmaktan dem vuran örgüt bir yandan mazlum Kürtler için mücadele ettiğini söyleyecek öte yandan Suriye’de elde ettiği başarıları mazlum Suriye(Kürt,Türkmen,Arap,Nusayri,Sünni,Şii..) halkının kanları üzerine ikame edecekti.
Aynı süreçte Barzani’nin daha sonra “Türkiye olmasaydı Kobani düşerdi” açıklamasına17 ve Türkiye’nin çatışmalarda yaralanan bir çok kişiyi sınırdaki hastanelerde tedavi ettirmesine rağmen18 HDP Kobani düşecek bahanesiyle Türkiye’yi yardım etmemekle suçlayacak ve halkı sokağa döktüğü 6-7 Ekim olaylarında 46 kişi hayatını kaybedecekti.Rojava sürecinde İslamcılar aleyhinde işletilen kampanya bu süreçte daha bir genişletilecek bir çok İslami STK molotoflanacak,daha önce Faşist Kemalist uygulamalarda şahit olduğumuz dindar insanlara yönelik saldırıları bu defa YDG-H gerçekleştirecek , sırf sakallı oldukları için bir çok Müslümanı sokak ortasında vahşice katledecek,Suriye’de işbirliği içinde olduğu Hizbullah’ın Türkiye’deki siyasi izdüşümü olan ve İslami kesimin İran karşısında yeterince tavır koymamakla suçladığı Hizbullah’ı IŞİD’çilikle suçlayacak birçok karşı partilerin binalarını molotoflayacak ve Yasin Börü gibi çocuk yaşındaki sivilleri dahi katletmekten geri durmayacaktı.19 İslami STK’ların yaptıkları tırlarca insani yardımları20 HDP medyası her zamanki gibi görmeyecek kendisini Kürtlerin tek hamisi olarak sunacaktı.Türkiye’de sürdürülen İslamcılık karşıtı bu kampanya Suriye’de de devam edecekti. PYD lideri Salih Müslim emperyalist Batı’nın desteğini sağlamak adına laiklik ve sekülerizm vurgusu yapması21 otomatikmen kendi bölgesinde muhalif İslami Kürt yapıları dışladığının dolaylı ifadesidir,Nitekim Müslim’in en yakınlarından olup Rojava’dan sürülen abisi Mustafa Müslim bunu PYD’nin silah zoruyla otorite kurduğu ve dindar Kürtlere baskı yaptığı biçimindeki açıklamalarıyla ortaya koyacaktı.22
Esed rejimiyle girdiği iğrenç ittifakı daha şu sıralar bile Kürtlere zulmetmekte olan İran dikta rejimi ve onun beslemesi Hizbullahçı çetelerle Esed üzerinden kurduğu işbirliğinde de göreceğiz.Bir zamanlar ustalıkla ve ikiyüzlüce red ettikleri bu ilişkileri23 Kobane olayları bahanesiyle ‘IŞİD’e ve İslami(laik olmayan) muhalefete karşı zorunlu yakınlaşmanın gerekliliği’ biçiminde24 meşru kılınacak,PYD lideri Salih Müslim ve HDP lideri Selahattin Demirtaş’ın yaptığı açıklamalarla artık yazı boyunca konu ettiğimiz bu ilişki afişe edilecekti.Geçtiğimiz aylarda adam kıtlığı çeken Suriye rejim ordusu billboardlar ile seferberlik çağrıları yapacak kadar güçsüzleştiği sırada PYD lideri taa Rojava olaylarından beri devam eden ilişkileri deşifre eden şu açıklamayı yapacaktı: “Gerekli şartlar oluştuğunda YPG’yi Esad’ın ordusuna bağlamaya hazırız.Rojava devrimi bir bakıma da budur.”25 Yine Demirtaş Hizbullah’ın kanalına bağlanarak ‘Hizbullah’ın onurlu direnişini’26 selamlayacak, Hizbullah ise şu an içinde bulunduğumuz çatışma döneminin başladığı günlerde PKK ve DHKP-C’ye ‘özgürlük savaşçıları’ diyerek27 mukabelede bulunacak,Kürtlere yıllardır zulmeden İran PJAK’la olan mücadelesini unutup Türkiye’yi başlattığı PKK saldırıları yüzünden kınayacaktı.28
Sonuç olarak Rojava ve Kobane olayları aynı zamanda PKK/PYD’nin Esed rejimine eklemlenme sürecidir. Bugün Suriye’de PYD ve Baasçı Esed rejimi ittifak halindedirler.Bu ittifak ise şu önemli iki sonucu beraberinde getirmektedir: Birincisi; İttifakın bir tarafında PYD’ye tonlarca silah veren ABD, diğer tarafında ise Esed rejimine adam ve silah kaynağı dahil her türlü yardımı sağlayan İran İslam(!) Cumhuriyeti bulunmaktadır.Yani İran ve yıllarca büyük şeytan dediği ABD, Esed ve PYD üzerinden işbirliği içindedirler.29Bu hakikatin farkına varmak Suriye üzerindeki birçok karanlık bulutu dağıtacak,birçok anlaşılmayanı açıklayacaktır.İkincisi; PKK’nın bir yandan 13 yıllık AKP iktidarında 32 Roboskili mazlumun edebiyatını yapıp oy/destek toplaması, diğer yandan Suriye’de ise son rakamlara göre 500 000’e yakın insanın katili Beşşar ile üç beş Kan(r)ton yönetimi karşılığında ilkesizce işbirliği yapması mazlum Kürt halkını koruma hedefinden saptığı ve iktidar elde etme savaşına dönen mücadelesinde Kürtleri kullandığını göstermektedir.
PYD’nin Suriye’de Esed rejiminin gitmesi durumunda geleceği yoktur. Çünkü mevcut iktidarı kendisine muhalif Kürt grupların dışlandığı hegemonik bir iktidardır. Baskısından kaçan Kürt aşiretler Esed sonrası yurtlarına geri döndüklerinde PYD’den yaptıklarının hesabını soracaklardır.Yine Katil Baas rejimi ile yaptığı ittifak IŞİD-Esed karşıtı muhaliflerin tepkisini çekmiş Esed sonrası Suriye’de kendi kendi ipini kendi elleriyle çekmesine neden olmuştur.30
Gelinen noktada Kürt Kantonlarında insanın insana tahakkümünün engellendiği bir sistem mi kurulmuştur? Türkiye’deki çatışmalardan dolayı göç eden, devlet baskısı gören(?) halk neden şu öve öve bitirilmeyen dünyada parmakla gösterilen Demokratik,İnsan haklarına dayalı,Özgür Kürt kantonlarına değil de ülkenin batısına göç etmektedirler? Bu soruların cevapları da konuya farklı açılardan yaklaşmamızı sağlayacaktır.
Selam ve Dua ile.

DİPNOTLAR
Not: Bu yazı yazıldıktan bir gün sonra katil Beşşar,İngilterenin The Sunday Times gazetesine verdiği röportajda PYD’ye verdikleri silah desteğini dahi itiraf etti. Bknz: http://www.hurriyet.com.tr/suriye-lideri-esad-pydye-silah-verdik-belgesi-var-40024363
1-2013’teki açıklamalardan: http://www.ensonhaber.com/salih-muslim-ozerk-kurt-bolgesi-kurmak-istiyoruz-2013-12-02.html
devam eden benzeri açıklamalar, 2015: http://www.dunyabulteni.net/haber/338840/salih-muslim-suriyeden-ayrilmayiz
2-http://www.timeturk.com/tr/2014/07/05/pyd-lideri-muslim-den-barzani-ye-bagimsiz-kurdistan-cikisi.html
3-O dönemde PKK tarafı kapıların kapalı olduğunu iddia ederken Barzani şov yapmayın kapılar açık çıkışını yapmıştı:
http://www.mynet.com/haber/dunya/barzani-sov-yapmayin-kapi-acik-gidin-758080-1
http://www.aksam.com.tr/dunya/iste-kurtlerin-kiyamet-kopardigi-sinir-kapisi/haber-235271
http://www.sabah.com.tr/dunya/2013/08/09/barzaniden-pydye-sov-yapmayin
4-http://www.devrimcidemokrat.com/haberler/ortadogu/342-pkk-pyd-yalanlar-desifre-oluyor-hani-rojava-da-kuert-katliam-olmustu.html
http://www.rizgari.com/modules.php?name=News&file=article&sid=41539
http://www.yenisafak.com/dunya/rojava-raporunda-katliam-yok-560311
5- http://www.aljazeera.com.tr/haber/kurt-aydinlarin-pyd-isyani
Abdullah Bedro’nun evine baskın http://www.nasname.com/a/pkk-kck-yalan-soyluyor-video
Kürtlerin Pyd protestoları: https://www.youtube.com/watch?v=IZjPvJKCM6c
Öldürülen Temo’nun partisinden PYD’ye diktatörlük ithamı: http://www.haksozhaber.net/suriyeli-kurtler-pyd-kurtlerin-yeni-diktatoru-mu-28317h.htm
http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/yildiray-ogur/mesal-temo-yu-kim-oldurdu/18109/
6- https://www.youtube.com/watch?v=l189by4dKvE
7-http://www.haksozhaber.net/suriyede-pkk-dezenformasyonu-son-hizla-devam-ediyor-39563h.htm#.UhKL85LwmSo
http://www.haksozhaber.net/pyd-iftira-ve-dezenformasyonu-iyi-ogrenmis-39495h.htm#.Uf0UM5IvlqU
Rojava katliamı ile ilgili en çok yaydırılan video Esed katliamı çıktı: https://www.youtube.com/watch?v=01DepW9_zyI
http://www.haber7.com/internet-medyasi/haber/1059863-muhalifler-3-suriyeli-kurtu-yakti-yalani
https://www.facebook.com/dusunceplatformuu/posts/562428673821203
http://www.haksozhaber.net/bdp-ve-keskten-bir-rojava-skandali-daha-39651h.htm
8-http://www.timeturk.com/tr/2013/08/01/esed-in-zindanlarindan-ciktik-pyd-zindanlarina-girmeyiz.html
Kürt İslam cephesi: https://www.youtube.com/watch?v=gMXMe11WCPY
İslamcı Kürtlerin medrese eğitimlerinden:
https://www.youtube.com/watch?v=34GgnX-g6zI
Muhalif kürtlerden dünyaya çağrı: https://www.youtube.com/watch?v=sjQyIxQvSr8
El Ekrad tugaylarındanbir kürt direnişçi:
https://www.youtube.com/watch?v=Qm3j1krEw5w
9-http://www.haksozhaber.net/anf-islami-kurum-ve-sahislari-hedef-gosterdi-39704h.htm
http://www.haksozhaber.net/azadiya-welatin-sorularina-iftiralarina-cevabimiz-39703h.htm
10-http://www.habername.com/haber-ozgur-dere-yonelik-saldirilari-ydg-h-ustlendi-91228.htm
11-http://www.haksozhaber.net/diyarbakirda-suriye-yardim-afisine-engel-39444h.htm
12-http://www.timeturk.com/tr/2014/04/14/bulent-yildirim-diyarbakir-da-konustu-acin-kapilari-suriye-de.html
13-http://www.hurriyet.com.tr/marie-harf-abd-icin-pkk-ile-pyd-ayri-gruplar-27423783
14-https://www.youtube.com/watch?v=al5Z5jkLNGo
15-http://www.nerinaazad.com/news/actual/syria/esad-rejiminin-son-umidi-kurtler
16-http://t24.com.tr/yazarlar/cetin-ceko/salih-muslum-turkiye-kurt-ve-kurdistan-fobisinden-hala-kurtulmus-degil,8797
Peki Rejimin kendisine muhalif olan unsurlara ödediği maaşı kesmemesi ne demektir?
Bu durumda ya kantonlarımuhalefet olarak görmüyordur yada düşmanlarını kendi liyle besliyordu.Müslim’in ÖSO’nun adını karıştırması da
daha önce Kobane’de eline ÖSO bayrağı tutuşturdukları bazı haramileri göstererek ÖSO’da destek veriyor yalanı gibidir.
Uluslararası sistem muhalefette sadece ÖSO’yu muhatapve meşru gördüğü için onun dışındakitüm gruplarda meşruiyet sağlamak adına
ÖSO ile bir şekilde kendilerini ilişkilendirmektedirler.Müslim’in yaptığıda budur ve kafa karıştırmaktır.
17-http://www.haber7.com/dis-politika/haber/1363492-barzani-turkiye-olmasaydi-kobani-duserdi
18-http://www.dailymotion.com/video/x27wkoz_462-pyd-pkk-li-turkiye-de-tedavi-goruyor_news
19-http://www.haber7.com/guncel/haber/1208973-kobani-olaylari-sirasinda-23-kisi-nasil-oldu
http://www.sabah.com.tr/gundem/2015/10/08/yasin-borunun-annesi-demirtasa-bedduam-sonsuz
20-http://www.ihh.org.tr/tr/main/activity/acil-yardimlar/1/ihhdan-rojava-ve-kobaniye-27-yardim-tiri/2489
http://www.haksozhaber.net/kobaniden-gelen-muhacir-kardeslerimize-ensar-olma-gunu-55450h.htm
21-http://www.solpaylasim.com/k3387-salih-muslim-ittifak-yaptigimiz-oso-gruplari-laik.html
http://www.internethaber.com/salim-muslim-gelecek-asker-laik-olsun-733325h.htm
22-http://www.haber7.com/ortadogu/haber/1612490-agabeyi-konustu-pydnin-gucu-silahtan
23-http://haber.sol.org.tr/dunyadan/esad-pkk-isbirligi-iddialari-yeniden-tedavulde-haberi-57587
2012’de yayınlanan bu haberde ” bu iddialara dayanak oluşturacak somut herhangi bir delil sunulamadı” diyerek
Pyd-Pkk ve Esed işbirliği red eidliyordu.
24-http://haber.sol.org.tr/dunya/pyd-lideri-salih-muslim-esad-rejiminin-cokusuherkes-icin-facia-olur-130738
25-http://www.yenicaggazetesi.com.tr/esad-suriye-ordusu-asker-sikintisi-cekiyor-117940h.htm
http://i.imgur.com/ELG8xeD.jpg
http://www.analizmerkezi.com/salih-muslimden-herseyi-ozetleyen-itiraf-esadin-ordusuna-katilabiliriz-59982h.htm
26-http://www.timeturk.com/demirtas-tan-lubnan-hizbullahi-na-ovguler/haber-15253
https://www.youtube.com/watch?v=0CyXxP2azn8
27-http://odatv.com/hizbullah-liderinden-pkk-baskinlarina-sert-tepki–2707151200.html
http://www.karar.com/dunya-haberleri/nasrallahtan-pkk-ve-dhkp-cye-ovgu
28-http://www.birgun.net/haber-detay/iran-genel-kurmay-baskani-kurt-gruplarini-vurmak-stratejik-hata-85807.html
29-İran ve Amerika’nın Afganistan’da başlayıp Irak’ta tırmanan ve bugün Suriye’den sonra artık tamamen görünür hale gelen dostluk
ilişkisini bir başka yazıda nasipse detaylıca ele alacağız.
30-http://www.nerinaazad.com/news/actual/syria/esad-rejiminin-son-umidi-kurtler
http://www.trtturk.com/haber/ypg-esad-askerlerine-yardim-etti-92173.html
http://www.aljazeera.com.tr/haber/15-muhalif-grup-halepte-ypgye-karsi
http://www.aljazeera.com.tr/haber/ypg-tel-abyada-girdi

0 Paylaşımlar
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x