Kuantum fiziğinin Bayesçi yorumu (Quantum Bayesianism, kısaca QBism) Kopenhag yorumundan daha akla yatkın görünüyor. Meseleye ancak uzmanların taraftar olduğu görüşler üzerinden bakabiliriz. Kendi adıma sadece meraklı bir araştırmacıyım. Bu çerçevede hakim Kopenhag yorumunun aksine Bayesçi yorumun (QBism) daha mantıklı olduğunu düşünüyorum.
Bilindiği gibi atom altı dünyada Newton fiziği çöküyor. Kesinlik yerini olasılığa bırakırken, mutlak formüller yerine istatistik ve ihtimal hesapları öne çıkıyor. Atom altı dünyadaki bu farklı durumun anlatıldığı ve bilim çevrelerince de hakim görüş olan Kopenhag yorumu şuan en çok tutulan yorum. Bohr ve Heisenberg’e dayanan bu yorumun ana hatları kısaca şöyledir. Örneğin bir elektronun aynı anda hem konumunu hem hızını tam olarak ölçemeyiz. Elektronun gerçekte nerede olduğunu ise bilemeyiz. Bunu ancak olasılıksal oranlar üzerinden tahmin edebiliriz. Çift yarık deneylerinde elektronlar gözlenmeden ayrı gözlenirken ayrı hareket ederler. Elektron gözlenmeden aynı anda yarığın hem sağ hem sol tarafından geçmektedir. Makro dünyada bir nesne aynı anda iki yerde bulunamaz ilkesi bu yoruma göre atom altı dünyada geçersiz olmaktadır. Gözlenmeden önce parçacıklar süperpozisyon durumundadırlar. Ölçüm yapılana kadar elektronun kesin bir yeri yoktur. Gözlenmeden aynı anda iki yerde de bulunma ihtimalleri üst üste binmektedir. Yani ölçüm yapılana kadar klasik fizikteki gibi parçacığın nerede veya ne hızda olduğunu sormak anlamsızdır. Ölçüm yapılmadan önce parçacığın konumu hakkında bir yorum yapmak mümkün değildir. Ancak dalga şeklinde hareket eden parçacıklar gözlenince çöker ve parçacık halinde hareket ederler. Kopenhag yorumu bu noktada, bir nesnenin aynı anda iki yerde bulunabileceği fikrine felsefi açıdan kapı açıyor.
Bayesçi yoruma (QBism) göre de belirsizlik durumu atom altı dünyada devam etmektedir. Kopenhag yorumunun aksine QBism, dalga fonksiyonunu sadece epistemolojik bir durumu olarak görür. Doğada parçaçcıkların dalga şeklinde hareket ettiğini savunmaz. Buna göre dalga fonksiyonu sadece bizim bilgi durumumuzu ifade eden bir araçtır. Dolayısıyla kuantum dünyasının gerçekte nasıl işlediğini bu yorumda bize vermez. Ancak bizim beklentilerimiz, bilgi durumumuzu güncellememiz durumunda hangi sonuçları nasıl bir olasılıkla göreceğimizi bulabiliriz. Gözlem yapıldığında dalga fonksiyonunun çökmesi fiziksel bir şey değildir. O an sadece gözlemcinin olasılık bilgisi güncellenmektedir. Gözlemcinin rolüne göre kuantum olasılıkları nesnel değil özneldir ve atom altı dünya için bu bir çelişki değildir.
Kopenhag yorumu, Platonun idealar fikri kadar ütopik geliyor. Platon idealar alemini ontolojik olarak da kabul ediyordu. Kopenhag yorumu da matematikteki dalga fonksiyonunu sırf epistemolojik bir durum değil aynı zamanda ontolojik bir durum olduğunu savunuyor. Buna karşın Qbism daha mantıklı geliyor. Kopenhag yorumu, hangi deney düzenini kurarsak doğa o özelliği gösterir diyor. Düzeneğe göre doğa dalga veya parça tepkisi verir. Buna göre doğa atom altı dünyada bir parçanın aynı anda hem konumunu ben hızını bilmeyi bize yasaklamıştır. Bayesçi yoruma göre ise deney düzeni doğayı değiştirmez. Sadece hangi bilgimizi güncelleyeceğimizi bize bildirir. Dalga fonksiyonu matematiksel bir formüldür. Bizim için epistemolojik bir durumdur. Bizim ifade bicimimizdir. Doğada böyle bir dalga durumu ontolojik olarak yoktur.
Atom altı dünya olasılıksaldır. Aynı anda hem hız hem konumu bilemeyiz, evet. Ama bunun sebebi doğanın bunu bize yasaklaması değil bizim doğayla etkileşime girmemizdir. Makro dünyada örneğin bir araba düşünün. Trilyonlarca atomdan oluşuyor. Onu görmek için arabaya ışık fotonları gönderdiğimizde bu fotonların trilyonlarca atomda meydana getireceği değişiklik hız ve konum hesaplamasında bizim için etkisizdir. Çünkü gönderdiğimiz fotonların enerjisi arabaya kıyasla çok önemsiz ve küçüktür. Bu yüzden arabaya çarptıklarında onun konumunu veya hızını değiştirmemektedirler. Ancak atom altı dünyada parçacıkları görebilmek için onlara gönderdiğimiz fotonların enerjisi gözlemlediğimiz parçacıkların enerjisi karşısında oldukça etki yaratacak bir büyüklüktedir. Bunları gözlemlemek için mecburen ışık fotonları göndermek zorundayız. Gönderdiğimiz fotonlar atom altı parçacıklarla etkileşime girerek onları etkilediği için aynı anda onların hem hız hem konumunu bulamıyoruz. Bu durumda ölçüm yapmaya kalktığımızda elektronun doğal durumunu önemli ölçüde kaybediyoruz. Bu çerçevede QBism yorumu açısından da Heisenberg’in belirsizlik ilkesi varlığını sürdürüyor.
Bayesçi yorum, Amerika’da giderek destek buluyor. Bunda QBism’in kurucusu Cristopher Fuchs’un Amerikalı olması da etkili muhtemelen. Ayrıca QBism, Kopenhag yorumunun akla uçuk gelen yanlarını törpülüyor. Dalga fonksiyonunun varlık değil bilgi olduğunu savunuyor. Bir parçacığın aynı anda iki yerde bulunabildiği görüşüne karşı teorik bir bütün içerisinde cevap veriyor. Sanırım zamanla Einstein, Tanrı zar atmaz tespitinde haklı çıkacak.